çift terapisi adana
Kısa Çift Terapisinde Terapinin Odağı
Kasım 1, 2014
acıdan korunma-yanlış yapma korkusu
Acıdan Korunma
Kasım 7, 2014
“Zorunlu”ların Acımasızlığı
mükemmeliyetçilik

mükemmeliyetçilik

İnanç ve kuralların çoğu gereksinimlere yanıt olarak biçimlendiğinden, doğru ya da gerçek olmakla ilişkileri yoktur. İnanç ve kurallar anne baba, kültür ya da akran guruplarının beklentilerine göre ve sizin sevilme, ait olma, güvenli olma, kendinizi iyi hissetme gereksinimlerinize göre oluşurlar.

“Zorunluları” yaratan süreç, gerçeklerle ilgili değildir, ancak gücünü gerçek olma düşüncesine dayanmaktan alır. Bir “zorunlu”luğu karşılamak üzere harekete geçebilmek için, onun geçerliliğine inandırılmanız gerekir. Bu konuda Bayan L. örneğine bakalım. Bayan L.. evlilik öncesi bekareti koşul sayan bir Hıristiyan grubun ateşli destekçisidir. Evlilik öncesi cinsellikle ilgili bu inancının oluşmasına yol açan üç tane çok güçlü gereksinimi vardır. Birincisi her türlü cinsellik konusundan rahatsız olan annesinin sevgi ve kabulünü kazanma gereksinimi. İkincisi, çocuklarını tehlikeli saydığı çevre ve birlikteliklerden koruma gereksinimi. Ona göre “katı bir vicdan” çocukları güvende tutmanın iyi bir yoludur. Üçüncüsü ise, çocuklarıyla çok yakından benzeşmeye duyduğu gereksinim. Çocuklarının cinsel davranışları kendi cinsel davranışlarından farklı olursa, onlara yabancılaşacağını bilir. Bayan. L.’nin inancına biçim veren temel öğeler bu üç gereksinimdir. Ancak, bu inanca asıl güç katan öğe Bayan L.’ye göre bu inancın Tanrı gözünde doğru olmasıdır. Değerleri üzerinde ısrarlı olabilir, çünkü onlar doğrudur. Bunlar, yalnızca onun çocukları için değil, tüm insanlar için ve dünyanın her yerinde doğru olan değerlerdir.

İşte “zorunlu”ların acımasızlığı buradadır: İnancın tartışılamaz yapısı ve doğru-yanlış duygusunun katılığı. Kendi “gerekir olmalı, yapılmalı”larınıza uygun yaşamazsanız kendinizi kötü ve değersiz bir insan olarak yargılarsınız. İnsanlar bu nedenle suçluluk duygusu ile kendilerine işkence ederler. Savaşlarda ölmeye gönüllü olmaları, kaskatı kurallar ile doğal istekleri arasında seçim yapmak zorunda kaldıklarında güçsüz olmaları bu yüzdendir.
Aşağıda sık rastlanan patolojik “zorunlu”lardan bazıları sıralanıyor:
• Kendimi hiç düşünmemeli, hep verici olmalıyım.
• Mükemmel sevgili, arkadaş, anne baba, öğretmen, öğrenci, eş olmalıyım.
• Her türlü zorluğa güçlü bir biçimde göğüs germeliyim.
• Her soruna, çabucak çözüm bulmalıyım.
• Asla incinmemeliyim. Her zaman mutlu ve huzurlu olmalıyım.
• Kesinlikle başarılı olmalıyım.
• Her şeyi bilmeli, anlamalı ve önceden görebilmeliyim.
• Öfke ve kıskançlık gibi duyguları asla hissetmemeliyim.
• Çocuklarımı ayırmamalı, hepsini aynı oranda sevmeliyim.
• Hiç hata yapmamalıyım.
• Duygularımda süreklilik olmalı. Bir kez seversem hep sevmeliyim.
• Tümüyle kendime yeterli olmalıyım.
• Hiç yorgun ya da hasta olmamalıyım.
• Hiç korkmamalıyım.
• Bana mevki, refah ve güç sağlayacak başarılar elde etmeliyim.
• Her zaman meşgul olmalıyım. Rahatıma bakmak, zamanı ve yaşamı boşa harcamış olmam demektir.
• Başkalarına öncelik vermeliyim. Başkalarına acı çektireceğime, ben çekerim daha iyi.
• Her zaman nazik olmalıyım.
• Biri benimle ilgilenmişse, ben de onunla ilgilenmeliyim.
• Ailemin ………. gereksinimini karşılayabilmek için yeterince para kazanmalıyım.
• Çocuklarımı her türlü acıdan koruyabilmeliyim.
• Kendi keyfim için zaman harcamamalıyım.

Bunlardan hangilerinin size uyduğunu düşünün. Sağlıklı ve sağlıksız yargılarla ilgili bölümde bu “zorunlu”ların neden mantıksız olduğunu inceleyebilirsiniz.
Özgüven – Matthew McKay, Patrick Fanning